Bilgisayar ve İrade

Teknolojinin gelişmesi sonucu bilgisayar hayatın her alanına girdi. Birçok şeyin kontrolü bilgisayarlara bırakıldı. Akla gelebilecek ve bilgisayarın faydası olabilecek her alanda kullanılıyor. Fabrikalarda üretim aşamasında, trafik akışının denetlenmesinde ve yönetilmesinde, enerji üretiminde, yayıncılıkta, inşaatlarda, asansörlerde, evde, işte, kısacası her yerde hayatımızın içindedir. Bilgisayar kendi maliyetinin ucuzlamasının yanında her şeyi de ucuzlatmıştır. Daha önce uzun süreler alan ve yüksek işgücü ihtiyacı gerektiren işlerin daha kısa sürede yapılmasına zemin hazırlamıştır.

Bir bilgisayarın iç bünyesindeki yazılımın sonucunun ancak fiziksel değerlere dönüştürülmesi dünyada bir sonuca sebep olabilir. Fiziksel değere dönüştürme sadece anlık bir değer olup sonra kaybolabileceği gibi sürekli değişen fiziksel değerlere de dönüşebilir.

Bu sayede bilgisayar, bir uzay mekiğinin çalışmasını sağlayabilmek gibi karmaşık ya da sadece bir ışığı yakmak/kapatmak gibi çok basit bir amaç için de kullanılabilir. Bir nükleer santralda patlamaya sebep olması, bir kimya fabrikasında yanlış karışımlar yaparak zararlı kimyasallar üretilmesi, trafik ışıklarındaki karmaşanın kazalara sebep olması gibi beklenmeyen sonuçlar da doğabilir.
Bilgisayarın verileri fiziksel değerlere dönüştürmesi sonucu gerçekleşen bu olayların ceza hukukuna ya da özel hukuka tabii olduğu durumların ve nasıl çözümlenebileceğinin değerlendirilmesi gerekir. Bilgisayarı kullanan kişinin ya da yazılımcının hangi durumlarda sorumlu tutulabileceği tespit edilmelidir.

A- Determinizm1

“Nesnel gerçeğin bütün görünüşlerinin nedensellik tarafından koşullanmış olduğunu, bunların varoluşlarının, değişim ve gelişimlerinin, nesnel yasalarca belirlendiğini ileri süren felsefi görüş”2

Bilgisayarda determinizm ilkesi hâkimdir. Fiziksel değerlerin verilere çevrilmesiyle birlikte tüm işlemler artık verilerle gerçekleştirilir. Yazılımın kendisinde ve bilgisayarın diğer donanımsal parçalarında fiziki bir arıza olmadığı sürece tüm işlemlerin sonucu belirlidir. Hiçbir aşamada yazılımın kendisinden beklenmeyen bir sonuçla karşılaşılamaz.

Bir olay eğer mevcut koşullar çerçevesi içinde söz konusu sürecin özünden zorunlu olarak doğmuyor ise, yani başka türlü de gerçekleşmesi mümkün ise ve hatta meydana gelmesine hiç gerek yok ise rastlantısaldır.3

Bilgisayarda rastlantısal bir sonuç olamaz. Bilgisayarda tüm sonuçlar zorunlu olarak, yazılımın ve yazılımın izin verdiği ölçüde etkileşimle ortaya çıkan istekler doğrultusunda gerçekleşir. Hiçbir girişin kontrol edilmediği kısaca etkileşimin hiç olmadığı bir durumda yazılım kendi yapısında kurgulanan şekilde çalışır. Ancak etkileşimle yazılımın yönlendirilmesine, yazılımcının isteği ya da hatası ile izin verilen, izin verilen durumlarda da yine yazılım ancak dışardan gelen etkilerle yönlenir. Bu durumda da dahi sistemin sonucu olması gereken sonuçtur. Sonucun yazılımcının beklediğinden farklı gerçekleşmesi ya da hiç çıkmaması ancak yazılımcının beklentisindeki hata ile açıklanabilir.

Yukarıda verilen otomobil örneği kullanılırsa, bilgisayara benzeyen otomobilde otomobil her zaman direksiyonun çevrildiği yöne ve ancak direksiyonun çevrildiği kadar dönüş açısıyla döner. Hiçbir zaman 1 mm dahi hata gerçekleşmez.

Bilgisayar katı bir şekilde deterministtir. Hiçbir zaman beklenmeyen bir sonuç çıkmaz.

1. Bilgisayarda Rastlantısallık

Bilgisayarda rastlantısallık yoktur. Ancak bilgisayarın belli projelerde ya da amaçlar için rastgele sayılar üretmesine ihtiyaç vardır. Öyle ki bu sayıların istenen aralıklarda düzgün bir dağılıma da sahip olması gerekir ki doğru amaçlar için kullanılabilsin. Örneğin 1-100 arasında yüz milyon sayı üretecekseniz 1 sayısının yaklaşık olarak bir milyon defa üretilmesi beklenir.

Bilgisayarda determinizm o kadar kesindir ki rastlantısal sayı üretmek gerçek bir sorundur. Rastlantısal sayıların üretilmesi işlemi tohum olarak alınan bir sayının bir fonksiyonla işlenerek bir sayının bulunması ile gerçekleştirilir. Üretilen bu sayı üretilecek bir sonraki sayının tohum sayısı olacaktır. Birbirine bağlı olan rastlantısal sayıların üretilmesi ilk tohum sayıya bağlıdır. Bu fonksiyonun çalışmaya başlaması aynı tohumla yapılırsa kaç farklı zamanda denenirse denensin tüm sayılar hep aynı olacaktır. Örneğin rastgele fonksiyonu birinci turda 5 kez çağrılsa ve çıkan sayılar 34, 1, 89, 56, 25 olsa, bilgisayar kapatılıp açılınca tekrar 5 kez çağrılsa tekrar aynı sayılar olan 34, 1, 89, 56, 25 bulunur.

Bu hem istenen hem de istenmeyen bir durumdur. Genel olarak bilgisayarlarda yazılımcının isteğine bağlı olarak ilk tohum sayısının zamandan4 elde edilmesi istenebilir. Bu durumda rastlantısal ilk sayı yazılımın çalıştırılmasına karar verilen an olur. Aslında bu durumda dahi üretilecek sayılar bellidir ancak kullanıcının bilgisinde değildir. Bilgisayar için determinist olan süreç kullanıcı açısından rastlantısaldır.
Gerçek rastlantısal değer üretmenin çok önemli olduğu durumlarda fiziksel bir değer dijitale çevrilerek sayı üretilebilir5. Ancak bu durumda da dış etkenin değer dağılımının düzenli olması gerekir.

2. Determinizmin Sonuçları

Bilgisayarda her şeyin daha önceki şartlara bağlı olarak belirli olmasının en temel sonucu, bilgisayarın kendisi hiçbir şeyin sorumlusu olamaz. Bir bilgisayar rastlantısal olarak içindeki bilgileri değiştirip farklı bir şekilde işleyemez. Bilgisayarın kendisinden beklenen sonuca ulaşamamasının tek sebebi yazılımın amaçlanan doğrultuda yazılamamasından kaynaklanır. Bir örnekle açıklamak istersek bilgisayar, şefinin hareketlerini yorumlamada asla hata yapmayan ve okuduğu notaları hiçbir zaman yanlış çalmayan hatasız bir senfoni orkestrasıdır. Eğer istenmeyen sesler çıkıyorsa ya da enstrümanlar arasında uyumsuzluk varsa ya beste hatalıdır ya da orkestra şefi.

B- Bilgisayarın Yapabilecekleri

Bilgisayar hiçbir şey yapamaz. Bu yüzden bilgisayarın yapabilecekleri anlamsız bir sözdür. Bilgisayar deterministik bir yapı olduğundan bir fiziksel değişime sebep olabilmesi için istenilen bir fiziksel değişim olmalıdır. Bilgisayarın duyguları olmadığından istemek gibi bir duygusu da yoktur. İyi ya da kötüyü ayırt edemez. Doğru ya da yanlışa karar veremez.

“Teknik olarak bilgisayar belleğindeki programa uygun olarak aritmetik ve mantıksal işlemleri yapabilen, karar verebilen, yürüteceği programı ve işleyeceği verileri ezberinde tutabilen, çevresi ile etkileşimde bulunabilen araçtır. Diğer bir ifade ile bilişim özelliğine sahip bilgisayar yeterince kavramsallaştırılmış ve iyi tanımlanabilmiş her türlü problem üzerinde çalışabilen, bilgiyi işleyebilen, saklayabilen, organize edebilen, değerlendirebilen, aktarabilen, kullanabilen, iletebilen, değiştirebilen ve ilave yapabilen bir araçtır”6

Bu cümlelerde kullanılan karar verebilen, değerlendirebilen, değiştirebilen ve ilave yapabilen terimlerinin yanlış anlamaya sebep olması önlenmelidir.

Hiçbir bilgisayar karar veremez. Bilgisayarın hangi durumlarda ne yapacağı önceden belirlenmiştir. Önceden belirlenmemiş hiçbir durum yoktur. Deterministik bir yapıda karar verme anlamına gelecek bir seçim ihtimali yoktur. Bilgisayarın yaptığı mantıksal ya da aritmetik işlemler sırasında bilinmez yoktur. Yani bilgisayar bir an geldiğinde daha önce belirlenmemiş bir şeyi yapmaz. Belli bir an geldiğinde iki seçenek olduğunda hangisini seçeceği de bellidir. Çünkü seçilme ihtimali olan iki değer vardır. Ya biri büyüktür ya da eşitlerdir. Her iki durumda da yazılım ne yapılacağını daha önceden tanımlamıştır. Bilgisayar da daha önceden bu seçilen şeyi yapar.

Bilgisayarın bir seçim ihtimali olduğunu veya karar verebileceğini anlamına gelen tüm tanım ve yargılar tamamen yanlıştır. Böyle bir durumda bilgisayarın beklenmeyen bir şey yapabileceği sonucuna varılır ki bilgisayarın var olma amacını ortadan kaldırır.

Bilgisayar, daha hızlı ve aynı anda daha çok işlem yapmak için icat edilmiş bir cihazdır. Bilgisayar insanlara yardımcı olmak ve onların yavaş olan işlemlerini hızlandırmak, insan tarafından yapılan işlerde yüksek olan hata yapma ihtimallerini azaltmak amacıyla kullanılır.

C- Bilgisayarla Yapılabilecekler

Bilgisayarla yapılabilecek olanları sınırlayan iki kısıt vardır. Teknolojik sınırlar ve insanın hayal gücü sınırı. İnsanın hayal gücünün sınırı sahip olduğu bilgiyle arttığı için her geçen gün bu sınır genişlemektedir. Teknolojinin hızla geliştiği de düşünüldüğünde teknolojik sınırların da genişlediği de ortadadır. Ancak her durumda bilgisayarla yapılabileceklerin bir sınırı vardır.

Bilgisayarın ilk çıktığı zamanda şu anda bilgisayarla yapılabilen işleri hayal etmek dahi imkânsızdı. Bilgisayarın ilk kullanıcıları mühendisler ve yardımcılarıydı. Doğrudan donanıma müdahale ederlerdi. Donanımda meydana gelen arızalar yazılımı etkilerdi. Yazılımda hata olduğu anlamına gelen İngilizce terim, Türkçesi böcek olan bug kelimesidir. Bug denmesinin sebebi de bilgisayar yazılımının istenilen şekilde çalışmamasının sebebi olarak vakum tüplerin çalışmasını engelleyen bir böcek olmasıdır.

O dönemlerde bilgisayarın hayatımızda ne kadar yer kaplayacağını üreticileri bile tahmin edemiyordur. IBM’in o zamanki yöneticisi Thomas Watson’ın “beş bilgisayarlık dünya piyasası olacağı” tahmini tarihin en büyük gaflarından biri olarak bilinir. Hatta Watson ülkesindeki tüm hesaplamalar için bir bilgisayarın yeterli olduğunu da söylemişti.7

Bu zamanda ise milyonlarca bilgisayar vardır ve değişik işlerde kullanılmaktadır. Fabrikaların işletilmesinden, finansal işlere, sanayi sektöründe, hizmet sektöründe, perakende sektöründe farklı amaçlarla kullanılmaktadır.

Bilgisayarla yapılabilecekleri belirleyen unsurlar, donanım kısıtları, yazılımcının ve kullanıcının iradeleridir.

1. Donanım İmkânları

Bilgisayardaki analog dijital ve dijital analog çeviriciler bilgisayarın fiziksel sınırlarını belirler. Örneğin hava sıcaklığına göre meteorolojik analiz yapan bilgisayarların yaptığı hesaplamaların doğru çıkması kullanılan analog dijital çeviricin sıcaklık ölçme yeteneğine bağlıdır. -40Co olan bir sıcaklık, ölçebileceği en düşük sıcaklık -30Co olan bir elektronik termometre ile ölçülemez. Sıcaklık -30Co’nin altına inmesinden itibaren artık bilgisayarda yapılan işlemler doğru değildir.

Benzer şekilde algılama hassasiyeti düşük olan bir fare ile çok hassas çizimler yapılması da mümkün değildir. Laboratuvarlarda kullanılan test aletlerinin de doğru ölçebildikleri değer aralığı vardır. Bu aralığın dışında olan değerler ölçülemez.

Analog dijital çeviriden aktarılan fiziksel değerlerin doğru ölçülememesi doğal olarak aktarılan dijital değerlerin de yanlış olmasına sebep olacaktır. Bu durumda bilgisayardaki yazılımın doğru çalışması bir şey ifade etmeyecek ve yanlış sonuçlar çıkacaktır.

Bir başka kısıt da dijital analog çeviricilerin kısıtlarıdır. Bilgisayar tarafından hesaplanan dijital değerlerin fiziksel değerlere dönüştürülmesi sırasında, fiziksel değer aralığının dışına çıkılması, bu sefer de dijital değerlerin fiziksel ortamda olması gereken değişikliğin gerçekleşmesini engelleyecektir. Örneğin soğutmayı denetleyen bir bilgisayarın ortam sıcaklığının -18Co’ye getirilmesi için dijital analog çeviriciye gönderilen dijital değer, bu çeviricide -18Co’nin olmaması durumunda anlamsız olacaktır. Bir başka örnek yazıcının yazma kapasitesi 300dpi iken 600dpi’lık grafik bastırılmaya çalışılması, 300dpi baskı alınması ile sonuçlanacaktır.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Bankalar tarafından müşteriye hizmet vermek için kullanılan ATM makinalarında para çekme işlemi sırasında parayı mekanik olarak sayan sistemin bozuk para verecek yapısının olmaması küsuratlı para çekilmesini de önleyecektir. Yazılımsal olarak küsuratlı hesap yapılabilirken teknik olarak verilmesi mümkün olmamaktadır.

Tüm bu kısıtlamaların sonrasında kalan bilgisayarın sahip olduğu donanımın yapabileceklerini belirler. Donanım imkânları bir bilgisayarla yapılabilecek şeylerin sınırını da belirler. Bu imkânların ötesinde bir şey gerçekleştirilemez. Donanım imkânlarının fiziksel sınırlamalarla belirlendiği unutulmamalıdır.

Donanımlarda olan teknik arızalar da bilgisayarın üreteceği doğru sonuçları engelleyen ya da ürettiği doğru sonuçların yanlış anlaşılmasına sebep olurlar. Ölçme aralığı -40C0 ve +40C0 olan bir elektronik termometrenin arızalanması sonucu ölçebileceği aralıkta olan sıcaklıkları yanlış ölçmesi de yazılımın yanlış sonuçlar çıkartmasına sebep olur.

2. Yazılımcının İradesi

Bilgisayarın yapabileceklerinin kesin sınırı donanım kısıtları olmakla birlikte yazılımcının iradesi ve hayal gücüyle donanım kısıtlarını sonuna kadar zorlar. Türkçe’de 29 harf olmasına rağmen üretilen fikri eserleri düşündüğümüzde donanımsal kısıtların ne kadar üstesinden de gelebileceği görülebilir. Özellikle son zamanlarda yapılan görsel efektli yüksek bütçeli filmlerde fiziksel olarak gerçekleştiremediğimiz hayallerimizi görsel hale getirerek hayal gücümüzün ne kadar geniş olduğunu görebiliyoruz. Bir anlamda bilgisayar, sadece bilgisayarın donanım kısıtlarını değil dünyanın tüm fiziksel sınırlarını ruhen aşmamızı da sağlıyor.

İnsanoğlunun bilgisayarla yapmak istedikleri o kadar sınırsız ki kendisini emüle eden bir bilgisayar yapmak da en büyük arzularından. Öğrenme, düşünme ve karar verme özelliklerini eklemek de isteniyor. Bilgisayarın deterministik yapısı uzun bir zaman buna izin vermeyecek de olsa, hayali bile heyecanlandırmaya yetiyor.

Yazılımcının her ne kadar hayal gücü geniş olsa da yazılımlarla gerçekleştirilen kavramların büyük bir çoğunluğu gerçek hayattan alınmadır. En yaygın kullanılan e-posta adı üzerinde posta sisteminden esinlenilerek bulunmuştur. Facebook’ta bulunan albüm kavramı gerçek hayattaki fotoğraf albümünün dijital ortama taşınmasından ibarettir. Bankaların kullandığı hesap sistemleri, e-imza, kimlik doğrulama yöntemleri, oyunlardaki devletler, silahlar ve benzeri her şey fiziksel varlıkları olan şeylerden esinlenilmiştir. Bir anlamda dijital dünyada fiziksel dünya oluşturulmaya çalışılmaktadır.
Yazılımcı hayal gücünü dijital ortama aktarırken eş dünya kurmayı bile gerçekleştirmeye çalışmıştır. Second Life (İkinci hayat)8 adı verilen bir sanal dünya9 kurmuştur. İhtiyaçları doğru tespit eden ve bu doğrultuda yapılan yazılımlar, yazılımcının hayal gücünün gerçek hayata uyarlanmasını da sağlar.

Yazılım dünyasının gerçekleri hayallerin çok arkasından geliyor. Çünkü hayal ederken fiziksel dünyanın sınırlamalarına baş eğmek gerekmez. Ancak ne zaman bu hayaller yazılıma aktarılmaya çalışılsa ilk gerçeklikle tanışılır. “Öyle bir yazılım yazılsın ki karar versin” denildiğinde bilgisayar için böyle bir seçeneğin olmadığı görülür. Karar vermede gerekli olan deterministik olmayan akışın bilgisayarda olması mümkün değildir. Yazılımcının yapmak istediklerini aktarmak mümkün olmadığında yazılımcının iradesinin ancak bilgisayarın gerçeklerine uygun olanların gerçekleştiği görülür.

3. Uygulayıcının İradesi

Uygulayıcı, ulaşmak istenen amaca uygun olan bilgisayarın özelliklerini belirleyen ve kullanılacak yazılımın amaçlara uygun şekilde özelleştirilmesini gerçekleştirendir.
Her ihtiyaç sahibi ve her ihtiyaç için ayrı ayrı yazılım üretilmesi teknik olarak mümkün değildir. Bu adette bir yazılımı gerçekleştirecek insan gücü bulunamaz. Ayrıca genelde ihtiyaçlar aynı olduğundan üretilen yetenekli bir yazılım birçok ihtiyacını karşılayabilir. Örneğin bir ofis programı içerdiği tablolama kısmı ile birçok alandaki ihtiyaca cevap verebilir.

Bir yazılım planlanırken ve üretilirken, tekrar düzeltmelere ihtiyaç olmaması için olabilecek tüm ihtiyaçları ve tüm bilgisayar donanımına uygun olması planlanır. Bu işlem sonucunda üretilen yazılımın kullanılacağı bilgisayara ve kullanım alanına uygun özelleştirilmesi gerekir. Örneğin kullanılacak yazıcının yazılımda tanımlanması donanıma göre yazılım özelleştirmesi iken, bir insan kaynağı yazılımında tatil günlerinin girilmesi çalışılacak alana göre özelleştirilmedir.

ERP (Enterprise Resource Planning) denilen Kurumsal Kaynak Planlaması yazılımlarında, büyük kuruluşların ihtiyaçları göz önüne alınmıştır. Kurumların çalışma süreçleri birbirlerinden farklıdır. Bu durumda kullanılacak bu yazılımın kurum süreçlerine uygun olacak şekilde özelleştirilmesi gerekir. Özelleştirme işlemi bazen sadece belli alanlara belli değerlerin girilmesi şeklinde yeterli iken bazen ek yazılımların yapılması gerekir. Yazılımın yapılması gereken durumlarda yazılımcı iradesi tekrar devreye girer.

Uygulayıcı sadece yazılımla ilgili değil aynı zamanda kullanılacak bilgisayarın da amaca uygun olmasını sağlar. Uygun bilgisayar, hızı ve kapasitesinin yanı sıra kullanılacak ek donanımlar ile de diğer ihtiyaçlara da uygun olmalıdır. Bilgi güvenliği, felaket durumu, yangın tehlikesi, elektrik kesintisi gibi sorunlar da bu seçimde göz önünde tutulabilir.

Uygulayıcı kullanıcının kullanacağı bilgisayarı yazılımı ile birlikte hazır hale getiren kişidir.

4. Kullanıcının İradesi

Bilgisayarlar sadece yazılımcılara hizmet verseydi bu kadar gelişmelerine ihtiyaç kalmazdı. Benzer örnekler tüm üretilenler için verilir. Otomobilleri sadece üretenler kullansaydı otomobil sayısı kısıtlı kalırdı. Her üretilen ürün için üreticisinin dışında bir kullanıcısı/tüketicisi olması gerekir. Bu olmasaydı ticaret de olmazdı ve herkesin kendi aracını ve gerecini kendisi üretmesi gerekirdi.

Bilgisayarın mikroişlemcisi sayesinde komutları işlediği düşünüldüğünde bilgisayar kullanan her kişinin kendi yazılımını kendi yazması düşünülemez. Daha önce yapılan kullanıcı tanımına ek olarak bilgisayarı içerdiği yazılımın yardımıyla amacı için kullanan kişiye kullanıcı denir. Bilgisayarın yazılım olmadan kullanılması düşünülemez. Bu ister sadece işletim sistemi olsun isterse daha önce açıklanan diğer tüm yazılımlar olsun kullanıcı için yazılım mutlaka gereklidir.

Kullanıcının isteğiyle başka bir deyişle iradesiyle yazılımın farklı bölümlerinin çalışması ancak yazılımcının bu yönlendirmenin yapılabilmesine imkân vermesi ile olur. Yazılımda kullanıcının yönlendirme yapmasına imkân verecek herhangi bir giriş imkânı yoksa kullanıcının bilgisayarın yönlendirilmesi üzerinde etkisi olamaz.

5. Değerlendirme

Bilgisayarla yapılabilecekler bu unsurlar tarafından belirlenir. En son aşamada son söz kullanıcı tarafından söylenir. Kullanıcı ister sonuçlarını tahmin ederek isterse de sonuçlarını bilmeden iradesini kullanır ve bilgisayardan bu unsurların etkisindeki sonuç elde edilir.

İrade Kümeleri

Yukarıdaki şekillerde bilgisayarla yapılabilecekler iki farklı küme sisteminde temsili olarak gösterilmiştir. Soldaki kümelerde yukarıda açıklanan iradelerin serbest olması durumunda bilgisayarla yapılabilecekler belirlenirken, sağdaki küme sisteminde ise iradelerin kendilerine izin verilenlerden seçimleri gösterilmektedir.

Bir ATM örneği ile ilişkinin nasıl olduğu daha anlaşılır şekilde anlatılabilir. Örneğimizdeki ATM’nin 4 adet banknot haznesi var. Bu haznelere 100 TL, 50 TL, 20 TL ve 10 TL’lik banknotlar yerleştirilmiş olsun.
Şekilde 1, 2, 3 ve 9 nolu alanlar yazılımcının bilgisayarın donanım imkânları içinde gerçekleştirmek istediklerini göstermektedir. Çünkü yazılımcı donanım kısıtlarının dışında da isteklerde bulunabilir. Örneğin yazılımcı yazılımında 6 farklı banknot için yazabilir. Mevcut olanlara ek olarak 200 TL ve 5 TL için de yazılımda gerekli değişiklikler yapılmış olabilir. Ancak 4 tane banknot haznesinin olduğuna göre 6 banknot haznesine göre yazılım yapılması mevcut donanım için fazladır. Donanım imkânlarının tamamının kullanılabilmesi ancak yazılımcı sayesinde olabilecektir. Donanım imkânlarının yazılımcı iradesi tarafından kapsanmayan kısmı yazılımcının kullanamayacağını değil, yazılımcının kullanmadığını gösteren alandır.

2,5 ve 9 nolu alan kullanıcının seçenekleridir. Kullanıcı yazılımın izin verdiği 5, 10, 20, 50, 100 ve 200 TL’lik banknotların katlarını isteyebilir. Kullanıcının iradesi yazılımcının iradesinin dışında olan şeyleri de isteyebilir. ATM örneğinden anlatılırsa, kullanıcı ihtiyacı olan 22 TL’yi çekmek isteyebilir. Ancak yazılımda girilebilecek en küçük para birimi 5 TL olduğundan 22 TL’lik kullanıcının isteğinin karşılanması mümkün değildir.

2, 7, 8 ve 9 nolu alanlar ise kullanıcının bilgisayara göre seçeneklerini göstermektedir. Kullanıcının iradesi ATM’den mümkün olduğu kadar az adette banknot almak olduğundan 1000 TL için 5 tane 200 TL istemektedir. Banknot haznelerinin her türlü banknot için planlanmış olduğunu düşündüğümüzde ATM’nin yapabilecekleri ile kullanıcının iradesi kesişir. Ancak kullanıcı bozuk para da istediğinde bu isteğin karşılanması sadece banknot hazneleri ile donatılmış ATM için mümkün değildir.

3, 7 ve 9 nolu alanlar uygulayıcının donanım imkânlarından kullanabileceklerini göstermektedir. Uygulayıcının başka istekleri donanım imkânlarının dahilinde olmayabilir. Örneğin kullanıcının bozuk para alma isteği uygulayıcı tarafından da uygun bulunsa (6 nolu alan) bile donanım olarak mümkün değildir.

3, 4, 5 ve 9 nolu alanlar, uygulayıcının yazılımcının iradesi sonucu ortaya çıkan yazılımda kullanabilecekleri özellikleri göstermektedir. Uygulayıcı 5 TL’lik banknotu hiçbir zaman düşünmemiş olabilir. Bu durumda 5 TL’lik banknot dışındaki banknotlar bu alandadır ve 5 adettir. Ancak bunun yanında uygulayıcı yazılımın bozuk para vermesini de isteyebilir. Bu ihtiyaca yazılımcı tarafından çözüm bulunmamıştır.
5, 6, 7 ve 9 nolu alanlar uygulayıcıyla kullanıcının aynı düşüncede olduğu özelliklerdir. 6 nolu alan ne yazılımcı tarafından izin verilen ne de donanım imkânları içinde olmayan isteklerdir. Bozuk para verilmesi kullanıcı ve uygulayıcının isteği olmasına rağmen donanım imkânları arasında yoktur yazılımcı da bu yönde bir düzenleme yapmamıştır.

Tüm bu durumlarda ortak olan 9’tür. Bu alan için yapılabilecek tanım:

Yazılımın kullanabildiği donanım imkânlarından, uygulayıcı tarafından kullanıcının kullanmasına izin verilen seçenekleridir

1Eşanlam Belirlenimcilik
2(Buhr & Kosing, 1999, s. 95)
3(Buhr & Kosing, 1999, s. 342)
4Bilgisayarlarda kapalı oldukları sürede pille de olsa sürekli çalışan bir saat vardır.
5Elektik geriliminin değeri, hava sıcaklığı, nem oranı, güneş ışığının yoğunluğu gibi.
6Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2007/6-136 E., 2007/150 K, Kubilay Taşdemir’in karşı oy yazısından
7(Zhang & Galletta, 2006, s. 405)
8http://www.secondlife.com
9Sanal dünya terimi ancak bu oyun için kullanılabilir. Dijital ortamdaki her şeye sanal demek gerçekleştirilen şeylerin gerçek olmadığı iddiasını taşır ki o zaman dijital ortamlarda yapılan işlemlerin hukuki işlem olarak kabul edilmemesi anlamına gelir.

Diğer Bölümler

Bölüm 1
Bilgisayar

Bilgisayar

Bilgisayar nedir? Tanımını yapabilmek için teknik bilgiye ihtiyaç var. Ancak ondan sonra doğru bir tanım yapılabilir.

Oku
Bölüm 2

Ceza Hukuku Kavramları

Ceza hukukunun uygulanmasında kullanılan temel kavramlar ve prensipler anlatılmaktadır. Detaya girilmeden yeteri derecede bilgilendirme amaçlanmaktadır.

Oku
Bölüm 3

Bilgisayar ve İrade

Bilgisayar kendi başına bir şey yapabilir mi yoksa kullanıcısının emirlerini yerine getirmekten başka bir seçeneği var mı?

Oku
Bölüm 4

Bilgisayar ve Bilişim Sistemi

Bilişim sistemi teriminin İngilizce’de karşılığı yoktur. Computer yani bilgisayar olarak olan terim bilişim sistemini de ifade eder.

Oku
Bölüm 5

Siber Suçlar

Siber suçların tanımı yapılarak türlerinin neler olduğu açıklanıyor.

Oku